SELİM’İN KARANLIĞI.


Yusuf Özşahiner’in, “Sahaf” isimli romanındaki “Selim’in Hikâyesi” adlı bölümden, eserin yazarı tarafından betimlenmiştir.


Selim, 19 yıldır mutsuz bir şekilde yaşadığı evin kapısından içeriye -yine girmişti. Mutsuzluk küfünün ciğerlerini delip geçen kokusuna artık katlanamıyordu. Derin karanlığın tam ortasındaki ruhu, kalbiyle uyumlu değildi artık. Aklı; yitik haykırışların pençesinden kurtulamıyordu. Umut denilen zalim, zaten onu hiç sevmemişti. Gök bile gürlerken ona kızıyordu. Yağmur yağarken, özellikle onu ıslatıyordu. Üstüne üstlük rüzgâr bile onu hiç serinletmiyordu. Kollarını kaldırıp hayatın boğazını sıkmak, onu yerlere çalmak istiyordu; ancak güçsüzdü...

“SAHAF” OKURLARLA BULUŞTU.


25.04.2019 Bugüne kadar “Zarkon Savaşları” ve “Kazadan Sonra” kitaplarıyla okurlarıyla buluşan Yusuf Özşahiner, yine ilginç kurgusuyla dikkat çekecek bir başka kitapla okurlarının huzuruna çıktı.

(EdebiyatDaima isimli sitede bulunan Nazım Ahmet Turan’ın yazısından alıntıdır.)

Fantastik kurgu seviyorsanız Sahaf, gerek hikâyesi ve karakterleri gerek sayfa tasarımı açısından daha önce benzerine rastlanılmamış bir eser. İtiraf etmeliyim ki “Sahaf”ın hikâyesi başlarda biraz ağır ve alışılmadık gelse de okudukça kitabın önü açılıyor ve kurgu gitgide daha akıcı bir hal alıyor. Ağır gidişat zaman zaman okuyucuyu zorlayıp aynı sayfayı birkaç kez tekrar etmeye zorlasa da okuyucunun canını sıktığı söylenemez.